İnternet’in Tekno Teyze’si Müge Çerman ile Söyleşi

Merhaba studentSN Blog takipçileri bu hafta da İnternet Dünyası’nın en çok takip edilen kadınlarından “TT ( Tekno Teyze)” lakabıyla tanınan Müge Çerman ile birlikteyiz.

Tanıyaman arkadaşlar için kısaca kendisini tanıtarak başlayalım söyleşimize;

mugecermanMüge Çerman bir anne her şeyden önce. Sonra, uzun yıllar aktif olarak iş hayatının içinde bulunmuş bir “Bütünleşik Pazarlama İletişimi” insanı. Güzel olan her şeye hayran, fotoğraf çekmeyi, okumayı, yazmayı paylaşmayı seven biri. İnsanları, hayvanları, ağaçları, çiçekleri özetle hayatı seviyor. Kendinden uzun uzun bahsetmeyi sevmiyor, detay isteyenleri blogunu okumaya davet ediyor.

Artık kendisini de tanıdığımıza göre sorularımıza geçebiliriz.

Bizi kırmayarak söyleşimize katıldığınız için teşekkür ederiz, Hoşgeldiniz.

Hoşbuldum. Asıl ben teşekkür ederim.

Bütünleşik Pazarlama İletişimine gönül vermiş biri olarak bu sektörü kısaca tanıtmanız mümkün mü? Özellikle meslek seçimi konusunda öğrenci arkadaşların tanıması önemli olacaktır diye düşünüyorum.

Konunun uzmanları şöyle tanımlamış “Bütünleşik pazarlama iletişimi: Reklam, halkla ilişkiler, satış geliştirme, doğrudan pazarlama, kişisel satış, ticari fuarlar ve satış noktası iletişim materyallerinin birbiri ile uyumlu bir koordinasyon içinde marka ve pazarlama karmasının diğer unsurları ile birleştirilmesi sürecidir.” Bir başka tanıma göre de bütünleşik pazarlama iletişimi: “Müşteriler, hedef tüketici grupları, hissedarlar, çalışanlar ve diğer ilgili gruplara gönderilen mesajlar ile bu grupların ya da bu gruplar ile birlikte kuruluşun ürününün, markanın topluma gönderdiği tüm mesajların stratejik olarak denetlenmesini ve bu mesajlara etki edilmesini sağlayan, karşılıklı olarak yararlı, çift yönlü ve uzun süreli bir iletişim sürecidir.”

İnternet hayatımıza girmeden önce bu iş alanında ne gibi bir süreç izleniyordu ve şimdi İnternetin iletişimi kolaylaştırması ile ne gibi değişiklikler oldu?

Süreç açısından çok değişiklik yok bana göre, hedef kitleye en etkin şekilde ulaşmak için kullanılan kanalların çeşitliliği arttı internetle birlikte. Literatürü daha kısa aralarla dakikası dakikasına takip edebilmek de, sektör çalışanlarının ufkunu genişletti, daha yaratıcı fikirler ve alanlar bulunmaya başlandı.

Son dönemde pazarlama dünyasında, çok hızlı şekilde dijital kanalların kullanım artışı yaşandı. Bunu sağlayan en büyük etken sizce nedir?

Kanımca kısa sürede sonuç alınabilmesi, hedef kitle ile sıcak temasın yakalanması, anlık veri değerlendirmelerinin kampanyalara esneklik sağladığı gibi, firmalara da daha düşük bütçelerle hedef kitlelerine erişim kolaylığı sağlamasının etkisi büyük.

İletişim teknolojileri konusunda kendisini bu sektörde yetiştirmek isteyen öğrenci arkadaşlara tavsiyeleriniz ne olur?

Sektörleri ile ilgili kanaat önderlerini yakın takibe almaları, gerek basılı gerekse internet ortamındaki yayınları mutlaka okumaları, kullanım olarak da, işletim sistemleri olarak da bütün yeniliklere aşina olmaya çalışmaları hayatlarını kolaylaştıracaktır.

İnternet’ti gerçekten çok aktif kullanıyorsunuz hatta bildiğim kadarıyla TT( Tekno Teyze) lakabınız da bundan dolayı size verildi değil mi?

Lakap; teknolojiye yatkınlığım nedeniyle verildi, sosyal medyadan epey önce. Tekno müzik sevgimin etkisi de olmuştu tabii :)

Peki, Tekno Teyze İntterneti genelde en çok hangi amaçlar için kullanıyor?

Hastalarım nedeniyle vaktimin çoğu ekran başında geçiyor, kendimi hayata bağlamama yardımcı oluyor internet kullanımı. Yeniliklerden haberdar olmak, bilgilerimi güncellemek, blog yazmak, beğendiğim linkleri paylaşmak, uzaklardaki dostlardan haber almak, anlık iletişim, yemeksepeti.com dan sipariş vermeye kadar pek çok konuda kullanıyorum interneti

Artık son zamanlarda Sosyal Medya konusu giderek herkes tarafından bilinmekte ve birçok insandan ne olduğu konusunda sorular alıyoruz. Sizce kısaca sosyal medya nedir? İnternet’in hangi aşamasında sosyal medya ihtiyacı ortaya çıkmaktadır?

Sosyal Medya konusunda bana göre en düzgün tanım sevgili Burak Bayburtlu’nun blog yazısında kullandığıdır Sosyal medya, kullanıcı içeriğinin ta kendisidir. Geleneksel medyada içeriği sunanlar profesyonelken, sosyal medyada bunu meslek edinmiş çok az insan vardır. Geleneksel medyada kurumlar reklam ve haber yoluyla varolma savaşı verirken, sosyal medyada bizzat temsil edilebilirler. Zaten geleneksel medya ile en önemli ayrıştıkları nokta sosyal medya içeriğinin bir monologdan ziyade diyalog olmasıdır.” Kaynak http://www.burak.com/2009/06/23/sosyal-medya-nedir/ Sorunuzun ikinci bölümünde ise; internet dünyası semantik webe doğru koşar adım yaklaşırken, sosyal medyanın internet bağlantısı olan her birey için ihtiyaç değil günlük işlerden biri haline geldiğini düşünüyorum.

Sosyal medya kullanımında dikkat edilmesi gereken noktalar nelerdir? Sosyal medya ve sosyal ağlarla yeni tanışan arkadaşlara tavsiyeleriniz nelerdir?

Maksadını aşan önerilerde bulunmak yerine, kendi dikkat ettiklerimi belirteyim. Olabildiğince yararlı paylaşım yapmak, genel görgü kuralları çerçevesinde ama internetin doğasını da zorlamadan yorum yapmak, anonimliğe saygı göstermek ama trollüğe asla prim vermemek. Tabii sanal alemde bıraktığımız izlerin, günlük hayatımızı ve iş hayatımızı olumsuz da etkileyebileceğini asla aklımızdan çıkarmamak gerek.

Mesleki ve yaşamsal açıdan hayatınızda örnek aldığınız isimler mevcut mudur? Bu kişileri hangi özelliklerinden dolayı örnek alıyorsunuz?

Betül Mardin’in çalışma azmini ve hayata bağlılığını her zaman hayranlık verici bulmuşumdur. İş hayatına başladığım yıllarda; reklam sektöründe kadın rol modelleri fazla değildi. En büyük yardımcım, ailemden aldığım yaşama biçimi oldu, kendi tarzımı zaman içinde kendim belirledim.

Zaman yönetimi konusunda öğrenci arkadaşlara ne tavsiyelerde bulunursunuz?

Bu konuda ahkam kesmek, benim gibi hiperaktif ve dikkat eksikliği olan biri için oldukça ironik J İlk iş yerim olan Moran Reklam’da “yapılacak işler listesi” kavramıyla tanıştığım için, zamanı işlevsel kullanmayı zorlukla da olsa erkenden öğrendim. Gün bitiminde yapılanlar, yapılacaklardan çoksa verimli bir gün geçirdiğimi düşünürüm. Tabii genç arkadaşlarımın, hayatı ıskalamayacakları an’lar yaratmaları da severek çalışmaları için önemli.

İnterneti etkin kullanmak adına öğrencilere neler tavsiye edersiniz?

Her konuda olduğu gibi burada da anahtar kelime “sizsiniz”, ne amaçla ne yapmak istediğinizi önceden belirlemek kısa sürede uzun yol almanızı sağlayacaktır. Arama motorunu işlevsel kullanabilmeniz; hayatınızı kolaylaştıracak, hem öğrenmek istediklerinize ulaşmanızı, hem de çapraz sorgulamayla pek çok yeni konuda bilgi sahibi olmanızı sağlayacaktır

Yaptığınızda; kendinizi en huzurlu ve mutlu hissedeceğiniz alanı keşfetmeye çalışın, aile büyükleriniz, rehber öğretmenleriniz bu konuda en büyük yardımcılarınız olacaktır. Hepinize başarılar.

Güzel tavsiyeleriniz ve hoş sohbetiniz için gerçekten çok teşekkür ederim.

Bir söyleşimizinde sonuna geldik haftaya yine yepyeni bir yüzle karşınızda bulunacağız. Görüşmek üzere

studentSN KahveBahane Mart Buluşmasından Görüntüler

kahvebahane

kahvebahane1

KahveBahane adı altında yapılan studentSN’i tanıyan herkesin katılım sağlayabileceği, sanal ortamdan gerçek hayata atılan adımlardan birisi olan buluşmasıdır. İlk buluşmamızı 6 Mart Cumartesi günü İstanbul’da gerçekleştirdik. Öğrenciler, akademisyenler ve genç mezunların oluşturduğu 50 kişilik bir grup bizlerin davetine icabet ettiler.

İstanbul City Brasserie Cafe’de yaptığımız bu ilk buluşma çok verimli geçti. Bu sıcak sohbetleri devam ettirebilmek adına her ay KahveBahane buluşmamızı organize etmek istiyoruz. Katılımcıların isteğine göre İstanbul’dan hariç diğer şehirlerde de buluşmalar düzenleyeceğiz.

Fazla kelimeye gerek yok diyelim ve bir kaç fotoğrafla toplantının sıcaklığını sizlere aktaralım …

kahvebahane_18

kahvebahane_17

kahvebahane_10

kahvebahane_23

kahvebahane_41

kahvebahane_2

Daha fazla fotoğraf için buraya tıkla.

studentSN İstanbul Üniversitesinde (İletişim Fak.) Misafir Konuşmacı

İbrahim Tarlığ ve Samet Aras İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesinde misafir konuşmacı olarak yer aldılar. İstanbul Üniversitesi 60. yıl kutlamaları dolayısıyla düzenlenen panelde “İnternet ve Gençlik” konu başlığı altında öğrencilere Türkiye’nin ve gençlerin internetteki yeri hakkında bilgi verildi.

Türkiye büyük bir genç nüfusa sahip ve bu genç nüfus internette zaman geçirmede dünyada ilk sırada. grafik

İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi 60. kuruluş yılını kutladı. Türkiye’nin en eski Üniversitesi ünvanına sahip olan İstanbul Üniversitesi yaklaşık 60.000 öğrenciye eğitim veriyor.

Türkiye’deki diğer üniversitelerden de panele katılma davetleri mevcut. Gelecek haftalarda farklı üniversitelerde etkinlikler düzenleyeceğiz.

istanbul_universitesi_studentsn

img_0210

img_0281

img_0268

img_0168

studentSN SUPERB LEAGUE’de Takımını Kurdu

SUPERB LEAGUE
Futbol oynamayı seven ve halı sahada bu özlemini karşılayan bir grup insan var ve bu kitlenin onları sürükleyecek birilerine ihtiyacı olarak doğan, tamamen eğlence amaçlı kurulmuş bir lig.
Lig, İsmail Emrah Demirayak, Cihan Kaloğlu, Ömer Ekinci ve Onur Atahan’ın ortak ürünü olarak ortaya çıktı.
Başlangıçta aktif başlangıcı İsmail Emrah Demirayak yaptı, bir süre sonra Cihan Kaloğlu ile ortak yürütmeye başladılar ve ligin kurulması fikriyle 4 kişilik bir ekip olarak devam etti. Ligin temelleri 2009 Kasım ayında atıldı ve Ocak 2010 itibarı ile somut adımlar atıldı.

İlk kural, beraber vakit geçirip eğlenceli zamanlarımızı paylaşmaktır. Katılan oyuncuların bunu her şeyden önce tutması gerekmektedir. “Superb League”in temelinde eğlence vardır.
gorsell

Takımlar ve Kaptanları :
1 ) studentSN - İlyas Osmanoğulları
2 ) Sanal Başkan Feeders - Cihan Kaloğlu
3 ) Grubal FC - Muhammet Kılıç
4 ) Youthomatik - Serhat Türker
5 ) Dude New Media - Ceyhun Kaloğlu
6 ) Duellog BB - Uğur Samsa
7 ) Genetiği Değiştirilmiş Oyuncular(GDO) - M.Çağrı Mert
8 ) Desnet United - İsmail Emrah Demirayak
9 ) KS Arge - Akın Günel

Maç saatleri “20.15 – 21.15, 21.15 – 22.15, 21.00 – 22.00 ve 22.00 – 23:00 ”
Maçlar cuma günleri Etiler Natural Park’ta oynanacak.
Her takım birbiriyle tek maç maç yapacak ve 9 hafta sonunda ilk 4 sıra yarı final oynayacak
Yarı finallerde 1. ile 4. oynayacak, 2. ile 3. oynayacak.
Dereceye girenlere madalya ve kupa verilecek.

İlk hafta Maçları :
studentSN - Clickline GDO
Youthomatik - Desnet United
Dude New Media - Sanal Başkan Feeders
KS Arge - Duellog BB

Takımların sponsorları :
studentSN Öğrenci Gücü - studentSN
Desnet United - Desnet
Sanal Başkan Feeders - Sanal Başkan
Dueollog BB - Duellog
Grubal FC -   Grubal
Clickline GDO - Clickline
Dude New Media - Dude
Youthomatik - Youth Republic

Maçtan Görüntüler :
Desnet United ve studentSN Öğrenci Gücü Oyuncuları
mactan_

studentSN Öğrenci Gücü
mactan_2

mactan_3

Haftanın En Komik Resmi - Şubat 4. Hafta

Emel Tandır adlı üyenin hazırladığı ve studentSN Resim Yarışması grubunda paylaştığı resim, Şubat ayı 4. haftasının en komik resmi seçildi.


Haftanın En Komik Resmi:

haftanin-resmi

İnternet’in Fotoğrafçı Ablası Alev Durmuşoğlu ile Söyleşi

Merhabalar studentSN üyeleri ve takipçileri bu hafta da yepyeni konuğumuzla birlikte sizlerin karşısındayız. Bu hafta Türkiye’deki ilk Doğum Fotoğrafçılarından biri olan Alev Durmuşoğlu ile birlikteyiz.

Kimdir “Alev Durmuşoğlu” derseniz tanımayan arkadaşlarımız için önce biraz kendisini tanıtalım…

alev2-2“1977 Almanya doğumlu, doğum fotoğrafçısı. Şimdiye dek yaklaşık 700 doğum fotoğrafladı. Kendini bildi bileli bir fotoğraf makinesi ile burun buruna yaşamanın sonucu, babasının bıraktığı yüzlerce fotoğraftan oluşan harika bir hatıra arşivi olan şanslı bebeklerden. Burslu olarak okuduğu Bahçeşehir Üniversitesi Görsel Sanatlar ve Görsel İletişim Tasarımı Bölümünden 2008 yılında mezun oldu. Aydın Doğan Vakfı Genç İletişimciler Yarışmasından, çektiği doğum fotoğrafları ile birincilik ve üçüncülük ödülleri aldı. Bebeklerine özel fotoklip, afiş ve web sitesi de tasarlayan fotoğrafçı, www.dogumfotosu.com ile Mikro Site dalında birincilik, www.alevdurmusoglu.com ile Kişisel Site dalında üçüncülük ödüllerine sahip.”

Kısaca kendisini tanıdıktan sonra sorularımıza geçelim ve sizleri sabırsızlandırmayalım.

Merhaba Alev hoş geldin.

Hoş bulduk.

Çocukları çok seviyorsun ve meslek olarak da onların dünyaya gözlerini ilk açtıkları anları belgeliyorsun. Yani “Doğum Fotoğrafçısı”sın o an yaşadıklarını çok kısa bir şekilde bizimle paylaşır mısın?

“O an” tek kelime ile mucize. Her şeyden önce, hatırlamayacak olsa bile, dünyaya gözünü açtığında, onu gören ilk bir kaç kişiden biri olmak bana bir ayrıcalıkmış gibi geliyor. Bu yüzden de bebeklerim çok özeller benim için.

Türkiye’de bu işi yapan başkaları da var mı acaba?

Ben ilk yapanlardan biriyim, ilk başladığımızda 2-3 kişi idik, son 1 senedir ise pek çok Doğum Fotoğrafçısı çalışmaya başladı. Desteklediğim ve memnuniyet duyduğum bir durum. Ne kadar çok kişi olursak, mesleğin tanınması ve insanlar tarafından benimsenmesi o kadar hızlı olacaktır. Ancak elbette, en önemli olan şey, her işte olduğu gibi bu işi de hakkıyla yapabilmektir.

Ayrıca “fotur fotur” ile çocuklarla birlikte dağ tepe gezip resimler videolar çekiyorsunuz, onlarla vakit geçirmek çok hoşuna gidiyor olmalı. Peki zor olmuyor mu onları zapt etmek?

Dışarıdan bakınca çok zor gibi görünebilir. Fakat hiç zor olmuyor. Çocuklar sadece gezmediklerinin, aynı zamanda hobilerini de gerçekleştirdiklerinin farkında olduklarından, işlerini ciddiyetle yapıyorlar. Fotur’ları çok seviyorum çünkü çocukların gerek yaratıcılıklarının gerekse takım halinde çalışma alışkanlıklarının geliştiğini görmek çok hoşuma gidiyor. Beraberinde ben de tazeleniyorum. Çocuklarla vakit geçirmek insana enerji ve mutluluk veriyor.

Bu mesleği seçmende çocuk sevgisinin de dışında etkenlerin olduğunu düşünüyorum eğer varsa bu etkenleri kısaca bizimle paylaşabilir misin?

Elbette tek etken çocuk sevgisi değil. Çocuk sevgisinden çok öte bir durum var. Benim hastanelerle ilgili, ailemden kaynaklanan kötü anılarım var. Ailemde hemen hemen herkes kötü, ciddi hastalıklar yaşadılar. Hastanelerde hep çaresiz ve üzüntülü bekleyişlerim oldu. Ancak doğum, hastanede bulunmanın en ve tek güzel sebebi. İnsanların, özellikle de anne adaylarının, aynı anda hem mutlu, hem heyecanlı, hem tedirgin, hem endişeli, hem de meraklı bekleyişlerine tanık olmak harika bir duygu. Birbirine tezat bunca duyguyu bir arada yaşarlarken yüzlerinde oluşan ifade benim fotoğrafçılığımı besliyor aslında. Doğum, başlı başına bir mucize ve yüzlerce kez şahit olmama rağmen, ilk günkü gibi heyecan duyuyor olmam, bu mesleği seçmekle ne kadar doğru bir karar aldığımı ortaya koyuyor. İnsanın işine ilk günkü gibi heyecan duyması harika bir duygu.

İnternet’i en çok hangi amaçla kullanıyorsunuz? İnternet olmasaydı ne yapardınız?

Öncelikle mesleğim için kullanıyorum. Anne ya da baba adayları beni daha çok internette buluyorlar. Web sitem (http://www.dogumfotosu.com) benim ofisim, sanal sergi ortamım. Kolaylıkla insanlara ulaşabiliyorum. Mesleğim dışında sosyalleşmek ve elbette eğlenmek için de kullanıyorum. Internet hiç bulunmamış olsaydı varlığı ile yokluğu elbette benim için de fark etmeyecekti. Ancak bir kere nimetlerinden faydalanmaya başladınız mı, onsuz yaşamak hayatı zorlaştırır gibi geliyor.

Artık son zamanlarda Sosyal Medya konusu giderek herkes tarafından bilinmekte ve bir çok insandan ne olduğu konusunda sorular alıyoruz. Sizce kısaca sosyal medya nedir?

Sosyal Medya Uzmanı :) değilim. O yüzden genel bir tanım yapamam, ancak bana göre sosyal medya büyük, kocaman bir focus grup. Elbete kendi içinde ilgi alanlarına göre dağılımları olan bir grup. Tartışabildiğimiz, fikir alışverişi yapabildiğimiz, eğlendiğimiz.

Sosyal medya ve sosyal ağlarla yeni tanışan öğrencilerimize tavsiyeleriniz nelerdir?

Alıngan ve çekingen olmasınlar. Yaptıkları bir işi paylaşmaktan çekinmesinler. Beğenilir mi kaygısı duymasınlar ve olabildiğince çok çeşitli insanla iletişim halinde olmaya çalışsınlar.

Geleceğe yönelik mesleğinde planladığın şeyler genel hatlarıyla nelerdir?

Mesleğimle ilgili en büyük hayalim, içinde çocuklar ve bebekler için her şeyin düşünüldüğü bir fotoğraf stüdyosu. Sadece çocuklara ve bebeklere özel.

Mesleki ve yaşamsal açıdan hayatınızda örnek aldığınız isimler mevcut mudur?

Şudur diyemem, isim vermek çok zor. Mesleki açıdan mesleğe başladığımda zaten 2-3 kişi olduğumuzdan, aslında hepimiz tarzlarımızı kendimiz yarattık ve kendi yollarımızda yürüdük. Yaşamsal açıdan da, tek bir kişiden her şeyi örnek almak yerine, pek çok kişiden bazı şeyleri örnek alarak yaşamaya çalışıyorum.

Bu kişileri hangi özelliklerinden dolayı örnek alıyorsunuz?

Bazı insanların sakinliklerini, bazılarının heyecanlarını, bazılarının hırslarını (iyi anlamda elbette) örnek alıyorum.

Zaman yönetimi konusunda öğrenci arkadaşlara ne tavsiyelerde bulunursunuz?

Zaman yönetimi konusunda çok başarılı olduğum söylenemez. Ancak kendimi ödüllendirerek, işlerimi kolaylaştırabiliyorum. Bazen çok basit ödüller (örneğin, şu işi bitirdiğimde bir bardak kahve ısmarlayacağım kendime gibi) işe yarayabiliyor. Bir hedef belirleyip, o hedefe ulaşmaya çalışırken, yani amacınızı araç olarak kullanırken hayat daha kolay oluyor.

İnterneti etkin kullanmak adına öğrencilere ne tavsiye edersiniz?

Internet kullanırken, abartmamalarını tavsiye ederim. Tek bir konu ya da site üzerinde uzun uzun vakit geçirmek yerine, araştırmalarını ve özellikle ilgi alanları ile ilgili, değişik mecraları keşfetmelerini tavsiye ederim.

Bize zaman ayırıp sorularımızı yanıtladığın için çok teşekkür ederim. Görüşmek üzere

Ben teşekkür ederim, umarım okuyan herkes için faydalı bir söyleşi olmuştur.

Benim için oldukça bilgilendirici oldu. Bir söyleşimizin daha sonuna geldik. Haftaya yepyeni bir yüz ile tekrar karşınızda olacağız. Görüşmek üzere studentSN…

studentSN KahveBahane Mart Buluşması

kahvebahane
studentSN’i tanıyan herkesin katılım sağlayabileceği, sanal ortamdan gerçek hayata atılan adımlardan birisi olan studentSN KahveBahane adlı buluşmasıdır. Sizleri de aramızda görmeyi çok isteriz.

studentSN’in ilk kez organize ettiği KahveBahane Buluşmasına ilk gelen 30 kişiye studentSN logolu kupa hediye edeceğiz.

Tarih: Cumartesi, 6 Mart 2010
Zaman: 15:00 - 18:00
Mekan: Kahve Dünyası - Cevahir
Adres: Büyükdere Cad. No:22-A Mecidiyeköy (Haritada göster)
Yer: İstanbul, Türkiye

Öğrenci, blogger, girişimci, çalışan, sanatçı gibi herkesin katılım sağlayabildiği sıcak bir ortam olacak.

Detaylı bilgi için:
studentSN hesabı olanlar: studentSN KahveBahane
Facebook hesabı olanlar: studentSN KahveBahane

Gründerszene’den Joel Kaczmarek ile Söyleşi

joel_kaczmarek_2_profil Joel Kaczmarek (26) mart 2009′dan beri Almanya’nın en başarılı online dergilerinden biri olan Gründerzsene‘nin genel yayın yönetmeni. Gründerzsene kendisini Enterpreunership-Startup konuları etrafında odaklamış. Joel Kaczmarek İletişim ve Medya bilimi yanında Design-Thinking (kompleks problemlerin çözüm teknikleri) konusunda eğitim almış. Şimdiye kadar bir çok şirket sahibi-girişimci ile söyleşi yaptı. Bu kez biz sorduk o cevapladı. ibrahim_tarlig1

Okuyucularımıza – özellikle de Blog yazan, iletişim, gazetecilik, halkla ilişkiler vb. eğitimi alanlara - faydalı olacağı düşüncesiyle yayınlıyoruz.

İbrahim: Bir yıldan beridir Gründerszene’nin genel yayın yönetmenisin. Bu süre içerisinde Gründerszene’nin trafiği ve tanınmışlığı sürekli arttı. Bunun özel sebepleri var mı?

Joel: Tabiki var. Gründerszene, başlangıçta tamamen ilkesel olarak Spreadshirt kurucusu Lukasz Gadowski tarafından bir ticari menfaaten çok bir tutkuyla blog olarak başlatıldı. İçeriği, ben takıma katılıncaya kadar zamanla artarak dergiye dönüştürüldü. Ben takıma katıldığımda yeterli tıklama getirecek profesyonellik aşamasına ulaşmıştı. Biz, Almanya internet piyasasına eleştirel ama adil yaklaşan kaliteli içeriğe özen gösteriyoruz. Ve ben, kaliteli içeriğin kendisinden bahsettirdiğini düşünüyorum. Tabiki sayfayı kolay bulunabilecek şekilde optimize ediyoruz. Bunun için Black-Hat-SEO ya da benzer spem yöntemlerine başvurmuyoruz. Mantıklı URL linkleri oluşturmaya önem veriyoruz. Hepsinin toplamının sonuçta iyi tıklanma sayıları getirdiğini düşünüyorum.

İbrahim: Başarılı bir blog oluşturmak için alınması gereken belli eğitimler olduğunu düşünüyor musun? Neleri tavsiye edersin?

Joel: Ah, bunu genelleyebileceğimi söyleyemem. Yazabilen insanlar var, yazamayan insanlar var. Genel olarak söyleyebilirimki, yetenek ve yanında da coşku gerekiyor. Herhangi biri kendisini gerçekten ilgilendiren herhangi bir şey üzerine yazıyorsa yazılan metin genellikle çok iyi olur. Bu, dergi ve bloglarda daha çok seçeceğiniz tarza ve içeriğe bağlı. Diyebiliriz ki başarılı kurgu için tarz önemli ve esas belirleyici unsur içerik. Örneğin, biz çok araştırma gerektiren bir konu seçtik. Bir taraftan konu aydınlatmalı diğer taraftan uzmanlık gerektiren konuyu uygulamak isteyen herkes için anlaşılır hale getirmeliyiz. Tabiki iş belli ölçüde sanat gerektiriyor. Bu sanatı öğrenmek için bir üniversite ya da gazetecilik okumaktan çok pratik yapmak gerekiyor. Elbetteki oralarda öğrenilecek çok bilgi var ama pratik hayatta insanın karşısına çok daha farklı engellerle çıkıyor. Ben birinin önce pratiğine bakarım sonra eğitimine. Pratik tecrübe mi, eğitim mi konusunda düşüncem odurki üniversiteler daha çok konu üzerine yaklaşım tarzını öğretiyorlar, pratik tecrübe ise gündelik çözümler için gereklidir.

joel_kaczmarek_urlaub

İbrahim: Seni blogcu olmaya özendiren biri ya da birileri oldu mu?

Joel: Hayır, kesinlikle. Kesinlikle yazmak istemiyordum ve internettle uğraşmak istemiyordum ama bugün buradayım;-). Kendimi de Blogcu olarak tanımlamıyorum.

İbrahim: Gründerzsene’yi özel yapan ne?

Joel: Burada, çok küçük ve dar bir piyasa üzerine tartışıyoruz ki, bu piyasa az sayıda birkaç klik ve alyans üzerinden yaşıyor ve ama daha yaşıyor. Demek istediğim, Almanya’da yaşıyorsan ve internet ile ilgili birşeyler yapmak istiyorsan birkaç adres varki onları atlayamazsın. Gerçekten ciddi ve profesyonel sayfalar/projeler yapanlar bir çok şeyi kendi aralarında paylaşmışlar. Almanya’da küçük bir internet oligarşisi oluşmuş gibi. Ve biz burada iki şekilde çalışabiliriz: Birincisi, söylediğim gibi branşla ilgili yazılar ve uygulama ile ilgili bilgiler üzerine, diğeri de belli bir şeffaflık oluşturarark olanları anlaşılması gerektiği gibi anlatmaya çalışmak. Biz, dünya çapında Almanya’daki internet şirketlerini ve yatırımcıların payını listeleyen ilk veri bankasını oluşturduk. Bu konuda tek olmamıza rağmen gençeler yardımcı olmak ve belli bir şeffaflık oluşturmak açısından bu hizmeti ücretsiz veriyoruz.

Umarım içerikteki bu eleştirel araştırmacılığımız farkedilir: Biz sadece basın bildirilerini ya da ajans haberlerini olduğu gibi yayınlayıp etrafında dedikodu yapmıyoruz. Yapılan güzel işleri övüyor, yanlışları da eleştiriyoruz. Haber sayfaları varki günde 500 haber yayınlıyorlar. Bunların yapılan yanlış oranını ve içeriğin nasıl olduğunu düşünebilirsin. Biz kaliteye ve olayları anlamlandırmaya önem veriyoruz. Oluşum hikayemizden (Lukasz’ın Blog olarak başladığını anlatmıştım) bu güne nasıl büyüdüğümüzü anlarsın. Bilgileri kaynağından alıyoruz. Bunu da böyle sürdürmeğe özen gösteriyoruz

İbrahim: Genç bir Blogcuya dikkat etmesi gereken 3 şey önerebilir misin?

Joel: 1. Yazmak hep insanların etrafında dönüyor. Sosyal olmaya önem ver kendine network oluştur ve ilişkilerini geliştir.

2. Seni ilgilendiren konular üzerine yaz ve duruşunu belli et.

3. İçerik oluştururken çıkacak iş ve faydaları konusunda sağlıklı bir denge oluştur.

İbrahim: Başarılı bir Blog yazmak için bir formül var mı?

Joel: Hm, sadece bildiğin ve ilgilendiğin konular üzerine yazmak, kendini şeffaf konumlandırmak/duruşunu belli etmek, ilişkileri geliştirmek ve ilişkilere özen göstermek.

İbrahim: Sana her gün kendini konumlandırmak isteyen yeni Girişimler/Startuplar hakkında bilgiler geliyor. Bu kadar bilgi akışıyla nasıl başa çıkıyorsun?

Joel: Hm, süzüyorum ve delege ediyorum. Genellikle hangisin üzerinde durulması hangisinin atlanması gerektiği önceden belli olur. Önemli olan, her zaman nezaketini koruyabilmek ve herkese bir cevap verebilmek. Gründerszene’de, ister yönetim kurulu başkanı olsun ister öğrenci olsun herkes aynı öneme sahiptir. Bir başvuru ilginç ise, kimin çalışma alanına girdiğine bakarım. Ve benim kendi çalışma alanımla ilgili değilse sorumlu arkadaşa devrederim. Burada iki önemli şey var: Önce doğru noktaya odaklanmalı ve peşinden gitmeli. Eğer B2B (Business to Business) noktasından bakıyorsam (işim buysa) B2C (Business to Consumer) tarafında vakit kaybetmemeliyim. Çünki her zaman bir şeyi tam yapmak iki şeyi yarım yapmaktan çok daha iyidir. Gründerzsene’de belli dönemler belli konular üzerine odaklanıyoruz. Mesela, veri bankasını büyütmek, branşlarla ilgili yazılara odaklanmak vb gibi. Sonra bir başvuru edindiğim ilk izlenime göre ilginç ise maliyetine ve işe yararlığına bakarım.

gruenderszene-logo

İbrahim: Gründerzsene’yi bir yıl içersinde nerede görüyorsun? Hangi hedeflerin var?

Joel: Bir yıl içersinde Gründerzsene bir dönüşüm yaşayacak ve dergicilik konusunu kapatacak, çok yönlü bir ürüne dönüşecek. Şimdi yapmaya başladığı gibi veri bankası ve girişimcilerin verdiği seminerler üzerine yoğunlaşılacak. Daha çok insana daha çok yardımcı olabilmek için Gründerzsene’yi çok yönlü yapmak istiyorum. Şu anda bu konuda dört büyük proje -arada kesintilerle- üzerinde çalışıyoruz. Hedefim, hissedilir şekilde daha geniş kitlelere ulaşmak ve çeşitlilik getirmek.

studentSN’e Facebook Connect Geliyor

Facebook Connect Geliyor
Merhaba arkadaşlar bu yazımızda studentSN’e gelecek olan “Facebook Connect”‘den bahsedeceğim. Facebook Connect butonuna tıklayarak studentSN’e Facebook üyeliğininle kayıt olabilirsin. Bu özellik yeni kayıt olacak kullanıcılar içindir.

Kolaylık sağlar
Facebook Connect ile studentSN’deki paylaşımları ve eylemlerini Facebook’taki arkadaşlarınla kolayca paylaşabilirsin. Facebook Connect sayesinde studentSN’e kayıt işlemi kısa sürer. Facebook üyeliğinle studentSN’e giriş yapabilirsin.
f-connect

studentSN Türkiye’nin En Sevilen Üniversitesini Seçiyor

Yüzbinlerce üyesi olan studentSN Türkiye’nin en sevilen üniversitesini sizlerin oyları ile seçiyor.

7 Mart 2010 saat 23:59′a kadar vereceğiniz oylarla Türkiye’deki 141 üniversite arasından en sevilen üniversiteyi seçeceğiz.

Not: Bilimsel amaçlı değildir!

Next»