 |
Joel Kaczmarek (26) mart 2009′dan beri Almanya’nın en başarılı online dergilerinden biri olan Gründerzsene‘nin genel yayın yönetmeni. Gründerzsene kendisini Enterpreunership-Startup konuları etrafında odaklamış. Joel Kaczmarek İletişim ve Medya bilimi yanında Design-Thinking (kompleks problemlerin çözüm teknikleri) konusunda eğitim almış. Şimdiye kadar bir çok şirket sahibi-girişimci ile söyleşi yaptı. Bu kez biz sorduk o cevapladı. |
 |
Okuyucularımıza – özellikle de Blog yazan, iletişim, gazetecilik, halkla ilişkiler vb. eğitimi alanlara - faydalı olacağı düşüncesiyle yayınlıyoruz.
İbrahim: Bir yıldan beridir Gründerszene’nin genel yayın yönetmenisin. Bu süre içerisinde Gründerszene’nin trafiği ve tanınmışlığı sürekli arttı. Bunun özel sebepleri var mı?
Joel: Tabiki var. Gründerszene, başlangıçta tamamen ilkesel olarak Spreadshirt kurucusu Lukasz Gadowski tarafından bir ticari menfaaten çok bir tutkuyla blog olarak başlatıldı. İçeriği, ben takıma katılıncaya kadar zamanla artarak dergiye dönüştürüldü. Ben takıma katıldığımda yeterli tıklama getirecek profesyonellik aşamasına ulaşmıştı. Biz, Almanya internet piyasasına eleştirel ama adil yaklaşan kaliteli içeriğe özen gösteriyoruz. Ve ben, kaliteli içeriğin kendisinden bahsettirdiğini düşünüyorum. Tabiki sayfayı kolay bulunabilecek şekilde optimize ediyoruz. Bunun için Black-Hat-SEO ya da benzer spem yöntemlerine başvurmuyoruz. Mantıklı URL linkleri oluşturmaya önem veriyoruz. Hepsinin toplamının sonuçta iyi tıklanma sayıları getirdiğini düşünüyorum.
İbrahim: Başarılı bir blog oluşturmak için alınması gereken belli eğitimler olduğunu düşünüyor musun? Neleri tavsiye edersin?
Joel: Ah, bunu genelleyebileceğimi söyleyemem. Yazabilen insanlar var, yazamayan insanlar var. Genel olarak söyleyebilirimki, yetenek ve yanında da coşku gerekiyor. Herhangi biri kendisini gerçekten ilgilendiren herhangi bir şey üzerine yazıyorsa yazılan metin genellikle çok iyi olur. Bu, dergi ve bloglarda daha çok seçeceğiniz tarza ve içeriğe bağlı. Diyebiliriz ki başarılı kurgu için tarz önemli ve esas belirleyici unsur içerik. Örneğin, biz çok araştırma gerektiren bir konu seçtik. Bir taraftan konu aydınlatmalı diğer taraftan uzmanlık gerektiren konuyu uygulamak isteyen herkes için anlaşılır hale getirmeliyiz. Tabiki iş belli ölçüde sanat gerektiriyor. Bu sanatı öğrenmek için bir üniversite ya da gazetecilik okumaktan çok pratik yapmak gerekiyor. Elbetteki oralarda öğrenilecek çok bilgi var ama pratik hayatta insanın karşısına çok daha farklı engellerle çıkıyor. Ben birinin önce pratiğine bakarım sonra eğitimine. Pratik tecrübe mi, eğitim mi konusunda düşüncem odurki üniversiteler daha çok konu üzerine yaklaşım tarzını öğretiyorlar, pratik tecrübe ise gündelik çözümler için gereklidir.

İbrahim: Seni blogcu olmaya özendiren biri ya da birileri oldu mu?
Joel: Hayır, kesinlikle. Kesinlikle yazmak istemiyordum ve internettle uğraşmak istemiyordum ama bugün buradayım;-). Kendimi de Blogcu olarak tanımlamıyorum.
İbrahim: Gründerzsene’yi özel yapan ne?
Joel: Burada, çok küçük ve dar bir piyasa üzerine tartışıyoruz ki, bu piyasa az sayıda birkaç klik ve alyans üzerinden yaşıyor ve ama daha yaşıyor. Demek istediğim, Almanya’da yaşıyorsan ve internet ile ilgili birşeyler yapmak istiyorsan birkaç adres varki onları atlayamazsın. Gerçekten ciddi ve profesyonel sayfalar/projeler yapanlar bir çok şeyi kendi aralarında paylaşmışlar. Almanya’da küçük bir internet oligarşisi oluşmuş gibi. Ve biz burada iki şekilde çalışabiliriz: Birincisi, söylediğim gibi branşla ilgili yazılar ve uygulama ile ilgili bilgiler üzerine, diğeri de belli bir şeffaflık oluşturarark olanları anlaşılması gerektiği gibi anlatmaya çalışmak. Biz, dünya çapında Almanya’daki internet şirketlerini ve yatırımcıların payını listeleyen ilk veri bankasını oluşturduk. Bu konuda tek olmamıza rağmen gençeler yardımcı olmak ve belli bir şeffaflık oluşturmak açısından bu hizmeti ücretsiz veriyoruz.
Umarım içerikteki bu eleştirel araştırmacılığımız farkedilir: Biz sadece basın bildirilerini ya da ajans haberlerini olduğu gibi yayınlayıp etrafında dedikodu yapmıyoruz. Yapılan güzel işleri övüyor, yanlışları da eleştiriyoruz. Haber sayfaları varki günde 500 haber yayınlıyorlar. Bunların yapılan yanlış oranını ve içeriğin nasıl olduğunu düşünebilirsin. Biz kaliteye ve olayları anlamlandırmaya önem veriyoruz. Oluşum hikayemizden (Lukasz’ın Blog olarak başladığını anlatmıştım) bu güne nasıl büyüdüğümüzü anlarsın. Bilgileri kaynağından alıyoruz. Bunu da böyle sürdürmeğe özen gösteriyoruz
İbrahim: Genç bir Blogcuya dikkat etmesi gereken 3 şey önerebilir misin?
Joel: 1. Yazmak hep insanların etrafında dönüyor. Sosyal olmaya önem ver kendine network oluştur ve ilişkilerini geliştir.
2. Seni ilgilendiren konular üzerine yaz ve duruşunu belli et.
3. İçerik oluştururken çıkacak iş ve faydaları konusunda sağlıklı bir denge oluştur.
İbrahim: Başarılı bir Blog yazmak için bir formül var mı?
Joel: Hm, sadece bildiğin ve ilgilendiğin konular üzerine yazmak, kendini şeffaf konumlandırmak/duruşunu belli etmek, ilişkileri geliştirmek ve ilişkilere özen göstermek.
İbrahim: Sana her gün kendini konumlandırmak isteyen yeni Girişimler/Startuplar hakkında bilgiler geliyor. Bu kadar bilgi akışıyla nasıl başa çıkıyorsun?
Joel: Hm, süzüyorum ve delege ediyorum. Genellikle hangisin üzerinde durulması hangisinin atlanması gerektiği önceden belli olur. Önemli olan, her zaman nezaketini koruyabilmek ve herkese bir cevap verebilmek. Gründerszene’de, ister yönetim kurulu başkanı olsun ister öğrenci olsun herkes aynı öneme sahiptir. Bir başvuru ilginç ise, kimin çalışma alanına girdiğine bakarım. Ve benim kendi çalışma alanımla ilgili değilse sorumlu arkadaşa devrederim. Burada iki önemli şey var: Önce doğru noktaya odaklanmalı ve peşinden gitmeli. Eğer B2B (Business to Business) noktasından bakıyorsam (işim buysa) B2C (Business to Consumer) tarafında vakit kaybetmemeliyim. Çünki her zaman bir şeyi tam yapmak iki şeyi yarım yapmaktan çok daha iyidir. Gründerzsene’de belli dönemler belli konular üzerine odaklanıyoruz. Mesela, veri bankasını büyütmek, branşlarla ilgili yazılara odaklanmak vb gibi. Sonra bir başvuru edindiğim ilk izlenime göre ilginç ise maliyetine ve işe yararlığına bakarım.

İbrahim: Gründerzsene’yi bir yıl içersinde nerede görüyorsun? Hangi hedeflerin var?
Joel: Bir yıl içersinde Gründerzsene bir dönüşüm yaşayacak ve dergicilik konusunu kapatacak, çok yönlü bir ürüne dönüşecek. Şimdi yapmaya başladığı gibi veri bankası ve girişimcilerin verdiği seminerler üzerine yoğunlaşılacak. Daha çok insana daha çok yardımcı olabilmek için Gründerzsene’yi çok yönlü yapmak istiyorum. Şu anda bu konuda dört büyük proje -arada kesintilerle- üzerinde çalışıyoruz. Hedefim, hissedilir şekilde daha geniş kitlelere ulaşmak ve çeşitlilik getirmek.